24.09.2020 - Hoşgeldiniz. Avrupa Zonguldaklılar Kültür ve Dayanışma Derneği Resmi İnternet Sayfası.
porno videolar

Dernekçilik ve eğitim.

Değerli Hemşehrilerim,

Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Genel kurul ile Avrupa Zonguldaklılar Kültür ve Dayanışma Derneği yeni yönetim kurulunu belirlemiştir.

Yeni seçilen hemşehrilerimiz üslendikleri görevlerinde başarılı olacaklarına inancım tam.

Kendilerine başarılı çalışmalar diliyorum.

Dernekçilik kolay değildir. Gönüllü hizmet işidir. Dernekçilik ciddiye alınması ve bilinçli yapılması gereken, samimiyet, özveri, fedakârlık, kararlılık isteyen bir iştir.

Dernekçilik anlayışı mevcut imkanlar, şartlar ve anlayışlar gereği günümüzde her ne kadar dar bir alana hapsedilse de, asıl amacı algılandığında bir toplumun temel ihtiyaçlarının başında gelmektedir.

Dernekçiliğin amacına ulaşabilmesi için en önemli unsur eğitimdir.

Eğitim; en basit tarifi ile davranışları değiştirme sanatı, yani bireyde istenen davranışların yerleşmesi, olumsuz davranışların sona erdirilmesi amacıyla sürdürülen sistematik bir program olduğuna göre, hayatımızın tüm alanlarını kuşatan eğitime dernekçiliğin uzak durabilmesi mümkün değildir.

Hani her zaman söylenen bir tabir var “ Eğitim Şart ” diye..

İşte Dernekçilikte de her alanda olduğundan çok daha fazla eğitim şarttır.

Tarihler boyunca geleneklerini korumuş ve örf adetlerine bağlı bir yaşam felsefesi olan toplumlarda günümüz şartlarında varoluş argümanlarından biridir.

Dernekçilik insanda bireysel kazanımların toplumsal paylaşıma dönüşmesini, ortak yaşamı öğretir.

Düğünlerde, gecelerde, eğlence günlerinde ve cenazelerde etkin rol oynamaktadır. Günümüz de insanların bir araya gelerek oluşturdukları topluluklar (dernek, aile derneği, lokaller, kooperatifler ) ağırlıklı olarak siyasetle ilgilenenlerin temel ihtiyacı ve gerçek gücü olmuştur.

Bu yönüyle de dernekçilik ve karar merci önem arz etmektedir.

Bu yönüyle var olmaya çalışan derneklerin ömrü kısa olmaktadır.
Günümüzde örnekleri de çoktur. Kültürel çalışmalar, sanatsal faaliyetler, dayanışma alanının önemsenmemesi dernekçiliğin en büyük eksiklileridir. Asıl olması gereken, temsil ettiği toplumdan tüm kollarını oluşturmuş, sistematik bir şekilde işleyişini hayata geçirmiş üyelerine güven veren bir anlayıştır.

Dolayısıyla, derneğin yönetiminden sonra, birimlerini oluşturması şarttır.

Dernekçiliğin üretime dayalı bir tarafı da vardır. “Avrupa Birliği Yardım Fonları” aracılığı ile insanlık için önem arz eden kaliteli projelere para aktarmaktadır. Dolayısıyla bu fonlardan yararlanabilmek ve yeni bir şeylerin üretimine katkıda bulunmak gerekir. Maalesef mevcut bazı derneklerin bu fonlardan pek haberi yoktur.

Yapılması gereken üretecek genç beyinleri tespit edip gerekli eğitimi verip proje üretmek ve bu fonlardan faydalanmak olmalıdır.

Zaman her alanda ilerlemeyi gerektirir. Gelişim ve farklılık gerektirir. Dernekçilikte insanda karşılığı olması gereken etkinlik ve aktivitelerden gücünü alan ve ayakta duran bir güçtür.

Bu gücün gelişimi tamamen verilen hizmetin tesir alanıyla sınırlıdır.
Dernekçiliği güçlü ve uzun vadeli kılan bir çok temel öğe vardır.
Bunlar;

Yönetici ve söz sahibi kadronun kesinlikle eğitimli olması..
Yönetici ve söz sahibi kadronun farklı meslek dallarından olması..
Gençlik kollarının aktif öğrenci gruplarından olması..
Kadın kollarının daha çok çalışan aktif kadınlardan olması..
Dernek üyelerinin ise genel yapısı iş veren üzerine kurgulanması
gibi..

Yukarıdaki saydığımız sebepler herhangi bir derneğin, kurumsal sorunların aşılması, brokratik engellerin aşılması, bir etkinliğin hızlı ve doğru bir biçimde şekillenmesi, daha doğru ve bütçe sıkıntısı olmayan etkinliklerin yapılabilmesini sağlamaktadır.

Sanırım, bu yönüyle herhalde dernekçiliğin ne demek olduğunu anladık.

Anlatacaklarım ile başınızı ağrıtmak istemem.

Genel Kurul öncesi sıkıntılı günler geçirdik.

Yeni dönem başkanlık yarışında can sıkıcı, gereksiz, olmaması, yaşanmaması, kırıcı günleri geride bıraktık.

Bundan sonra ilerleyen zaman diliminde dernek çalışmalarına özveri ile hep birlikte taşın altına elimiz koyarak yola devam edilmesi gerektiğine inanıyorum.

Derneğimizin bir kurucu üyesi olarak, çalışmalara başladığımızda benim gibi gönüllü arkadaşlarım zamanımızı birliğimizin ve bütünlüğümüzün kuvvetlenmesi için çalıştık çabaladık bu günlere gelindi.

Ben şahsen yaşananlar konusunda üzüldüm, tarafsız kalmayı tercih ettim. Doğru davrandığıma inanıyorum.

“Nitekim bir gönül işi olan derneğimiz, eğitim ile sürekli irtibatlı olmalı, üyelerinin içinde yaşadıkları toplum ile bütünleşebilmesi için faaliyetlerinin önemli bir kısmını eğitici faaliyetlere ayırmalıdır.”

Bunun için üyelerine, onların eş ve çocuklarına eğitici, öğretici ve beceri kurslar açarak bilgi ve becerilerinin gelişmeleri, daha nitelikli kişiler olmalarını sağlamak, toplum içinde davranışlarının gelişmelerine katkı sağlanmalıdır. Eğitim çağındaki öğrencilere burslar, eğitim araç ve gereçleri temin ederek öğrencilerin daha iyi şartlarda okumaları sağlanmalı ve böylece üyelerinin okumuşluk oranının artması sağlanmış olacaktır.”

Ayrıntılara girmek istemiyorum. Tüm olup bitenleri irdeleyip kalp kırılmasından yana asla değilim. Kuruluşundan bu yana ne zorluklar yaşandığını, nasıl bu günlere gelindiğini çok iyi bilenlerden biri olarak;

Derneğimizin güçlü olabilmesini sağlamak için “Aile Yuvası” gibi gördüğüm yuvanın yıpratılması hiç birimize fayda sağlamaz, zarar vereceği düşüncesindeyim.

Bu düşüncelerim değişmeyecektir.

Cevdet Albay

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.